Kadın ve erkek beyninin ne ölçüde farklı olduğu uzun süredir bilim dünyasında tartışılıyor. Yaklaşık bin sağlıklı genç yetişkinin beyin görüntüleri ve davranışsal özelliklerini inceleyen yeni çalışma, cinsiyete bağlı farklılıkların yaygın olduğunu ancak yapı, işlev ve davranışta birbirinden bağımsız biçimde ortaya çıktığını gösterdi.
Yaklaşık bin kişi 7 farklı görev sırasında incelendi
ABD Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü’nden Siyuan Liu ve Armin Raznahan liderliğindeki ekip, yaklaşık bin sağlıklı genç yetişkinin verilerini analiz etti.
Katılımcılar; duygu işleme, kumar, ilişkisel akıl yürütme, sosyal biliş, dil, çalışma belleği ve motor becerileri ölçen 7 ayrı görev sırasında fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme taramasından geçirildi.
Araştırmacılar ayrıca aynı kişilerin beyin yapısını yapısal MRI ile inceledi ve 86 farklı davranışsal özelliği değerlendirdi.
Beyin aktivitesindeki farklar korteksin yüzde 85’ine yayıldı
Çalışmada kadın ve erkekler arasında beynin dış tabakası olan serebral korteksin yaklaşık yüzde 85’inde aktivasyon farklılıkları tespit edildi.
Ancak bu farkların büyük bölümü yapılan göreve bağlıydı. Örneğin bazı beyin bölgeleri dil görevlerinde kadınlarda daha fazla aktive olurken, aynı bölgeler kumar görevinde erkeklerde daha yüksek aktivite gösterebildi.
Motor kontrol ve fiziksel duyumla bağlantılı sınırlı sayıdaki bölgede ise yedi görev boyunca kadınlarda daha yüksek aktivasyon eğilimi görüldü.
Araştırmacılar bu farklılıkların genel olarak küçük ile orta düzeyde etki büyüklüğüne sahip olduğunu belirtti.
Beynin yapısı ile işlevi örtüşmedi
Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri, fiziksel beyin yapısındaki farklarla işlevsel aktivasyon farklılıklarının aynı bölgelerde toplanmaması oldu.
Ekip, gri madde hacminde kadın ve erkekler arasında tekrarlanabilir farklılıklar tespit etti. Ancak bu anatomik farklılıkların görüldüğü bölgeler, görev sırasında aktivasyon farkı gösteren alanlarla düzenli biçimde örtüşmedi.
Bu sonuç, cinsiyete bağlı beyin yapısı ve beyin işlevi farklılıklarının birbirinden bağımsız biyolojik özellikler olabileceğine işaret etti.
Cinsiyet yüzde 91’e varan doğrulukla tahmin edildi
Araştırmacılar makine öğrenmesi kullanarak beyin aktivitesi, beyin hacmi ve davranış verilerinin kişinin biyolojik cinsiyetini ne kadar doğru tahmin edebildiğini de test etti.
Göreve bağlı beyin aktivasyonu kullanıldığında tahmin doğruluğu yüzde 88, bölgesel beyin hacmi kullanıldığında yüzde 86, davranışsal özelliklerle ise yüzde 91 olarak ölçüldü. Ancak sonuçların en dikkat çekici bölümü bundan sonra ortaya çıktı.
Bir alanda “erkek tipik” olan başka bir alanda olmayabiliyor
Araştırmada her katılımcı için ayrı ayrı yapı, işlev ve davranış bakımından “cinsiyet tipikliği” puanları oluşturuldu. Bir kişinin beyin hacmi erkeklerde daha sık görülen özelliklere yakınken, örneğin dil görevindeki beyin aktivasyonu kadınlarda daha sık görülen profile yaklaşabiliyordu.
Üç alan arasında güçlü bir bağlantı bulunmadı. Araştırmacılar yalnızca çok küçük bir grubun beyin yapısı, işlevi ve davranışında tutarlı biçimde erkek veya kadın tipik özellikler gösterdiğini belirledi.
Beyin ve davranış ilişkileri kadın ve erkeklerde büyük ölçüde benzer
Çalışmada beyin aktivasyonu ile davranışsal özelliklerin ilişkisi de incelendi. Araştırmacılar, beyin aktivitesindeki kişisel farklılıkların bazı davranış özellikleriyle ilişkili olduğunu doğruladı. Ancak kadın ve erkek grupları karşılaştırıldığında bu ilişkilerin genel dağılımının büyük ölçüde benzer olduğu görüldü.
İki cinsiyet arasında farklılık gösteren az sayıda örnek tespit edilse de bunların özellikle cinsiyet farkının belirgin olduğu davranışlarda yoğunlaşmadığı belirtildi.
Araştırmacılardan nedensellik uyarısı
Çalışmanın gözlemsel verilere dayanması nedeniyle sonuçların doğrudan neden-sonuç ilişkisi ortaya koymadığı vurgulandı. Bir beyin bölgesinde kadın ve erkekler arasında fark bulunması, biyolojik cinsiyetin o farklılığı doğrudan oluşturduğu veya söz konusu yapısal farkın mutlaka işlevsel bir sonucu bulunduğu anlamına gelmiyor.
Araştırmacılar ayrıca çalışmanın biyolojik cinsiyete odaklandığını, toplumsal ve psikososyal bir kavram olan toplumsal cinsiyeti incelemediğini belirtti.
Çalışmanın yalnızca görev sırasındaki fMRI görüntüleri ve gri madde ölçümleriyle sınırlı olduğu, dinlenme halindeki beyin aktivitesi veya beyaz madde bağlantılarını inceleyen başka yöntemlerin farklı sonuçlar ortaya çıkarabileceği kaydedildi.
Kaynak: Hipokrat Sağlık ve Bilim












