Milli araya girerken Beşiktaş ile Amedspor Trabzonspor’un Galatasaray’ı yenmesiyle birlikte lider olmak için Diyarbakır’da sahaya çıktılar. 6. haftanın olması, bir şeyler hakkında konuşmak için çok erken olmasına rağmen, yaratılan atmosfer ve sonuç açısından ortaya çıkacakları analiz etmek açısından önemli bir ayrıntıydı. Beşiktaş 266,6 milyon avro değerinde, Amedspor ise 27,63 milyon avro…
Beşiktaş’ın Marsilya’yı farklı mağlup etmesi Avrupa kupalarındaki devamlılık açısından önemliyken, oynanan oyunun karşılığı kamuoyunda bir güvene neden olmuştu. Yine burada da dikkat edilmesi gereken ayrıntı: Avrupa kupalarında oynanan oyunun yüksek kalibresi, bu arenada oyuncuların performansının büyük bir pazara sahip olmasından dolayı artışa neden olacağı gerçeğini unutmamak gerek.
Aynı gerekçe, Amed için Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor’a karşı oynayacağı maçlar için de geçerlidir. Bu dört hedef takımla oynanacak maçlar, antrenörün ve futbolcunun performansını belirleyici bir motivasyon artışına neden olmaktadır.
Ama önemli olan bunu yönetebilmektir. Yönetebilmenin anlamı bir istikrara ve sürdürülebilir başarıya dönüşmesidir.
Beşiktaş’ın Marsilya maçındaki performansının anormal bir karşılık bulması, ligi ve Avrupa Ligi’ni domine edecek bir noktada görünme algısı yaratırken, sahadaki bazı ayrıntılar sorunların olduğunu ortaya çıkardı…
Öncelikle böyle bir dörtlü defans kurgusunun sorunlarını çözmek gerek. Marsilya maçında da Amed maçında da hat bozulmasının yarattığı boşluklar, atılan derin pasların gol pozisyonları yaratmasının nedeni olması önemli bir zaaf. Yetenek olarak da pozisyon alma açısından da sıkıntılı bir dörtlünün olması – isim fark etmiyor – önemli bir sorun olarak görünmekte.
Ön baskıya cevap verecek bir pas geçişi oyunu hâlâ oturtulmadı. Salih üzerinden baskıda top kaybı ve gol yenmesi, buradaki kurgunun farklılık içerme ihtiyacını ortaya koydu. Ki kaleci bile atılan iki şuta karşı geç pozisyon alması gollere neden oldu. Bunlar birbirine bağlı zincirleme kırılganlıklardır.
Sanırım bu noktada bir ahenk ve uyum sorunu var. Ama en önemlisi, milli araya girerken ve üç haftalık bir ara varken hocanın neden rotasyon yaptığıdır.
Fazla sayıda rotasyon ancak bütüncül bir taktik anlayışının takıma oturması ve her oyuncunun görev tanımını iyi bilmesiyle olur. Aradaki yetenek farklılıklarının ancak bu taktiksel bütünlükle giderilmesi neticesinde sonuç vereceği aşikârdır. Beşiktaş hâlâ böyle bir bütün oyuna sahip değil. Bu hocanın fazla özgüveninden de kaynaklanabilir…
Beşiktaş, oyuncu yetenekleri açısından direkt sonuç alacağı bir takım değil. Sistemin ve oyunun taktiksel içeriğe sahip olması gerekir. Zaten hoca da bunun için getirildi. Burada yaşanacak zaaflar, Alanya ve Amed maçlarında olduğu gibi, sonuca yansıdı ve yansımaya da devam edecek içeriğe sahiptir.
Beşiktaş, Türkiye’nin en iyi taraftar grubuna sahiptir. Ve iç sahadaki oyuna etki etmektedir. Tabii ki bunun bir tarihsel derinliği var.
Amedspor iç saha maçlarında şimdiye kadar seyirci gücünü iyi kullandı. Bir taraftar profili yavaş yavaş ortaya çıkmakta…
Amedspor iyi bir hocayla çalışıyor. Genç, arzulu ve ne oynatmak istediğini bilen bir hoca. Kenarda maç kazanma azmi ve yönetme arzusu bir tepkili davranışa neden olurken, bunu iyi yönetmesi gerekir. Eğer galip geldiği maçtan sonra kırmızı kart görüyorsa, burada ciddi bir sorun var demektir.
Amed yeni bir takım. Hoca inisiyatifinde oynayan bir takım. Hangi maç olursa olsun, eğer saha kenarında hoca yoksa, maç içindeki sıkışmalarda oyuncunun kenardan anlık beklentisine cevap verilmediği zaman oyuncu sorunu kendi çözmeye kalktığında kaos oyunu oynar. Belki bu tek bir maçta da olumlu sonuç verse bile çoğunlukla takıma zarar verir ki hele hele yeni bir takıma…
Lige yeni çıkmış ve yeni kurulmuş bir kadronun 6 haftada böyle bir performans göstermesi tabii ki önemli. Ama, sürdürülebilir olup olamayacağını görmek gerekiyor.
Beşiktaş mutlak beklenti içinde olması zorunlu bir takım. Başarısızlığa tahammül edebilecek durumda değil. İç sahadaki performansın dış sahalarda da gösterilmesi şampiyonluk ve hedefe ulaşmada çok önemli bir önceliktir. Bu noktada hocanın inisiyatif alarak doğruyu bulması gerekir. Bu donanıma sahip bir hoca…
Müslüm Gülhan – NationalTurk
Kaynak: NationalTurk












