Dursun Özbek’e yeni görev
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Avrupa kulüp futbolunun en önemli temsil kuruluşlarından European Football Clubs’ın (EFC) Yönetim Kuruluna girmeye hazırlanıyor. Fenerbahçe eski Başkanı Ali Koç’un ayrılmasıyla boşalan koltuk için aday olan Özbek’in karşısında başka aday bulunmuyor.
Gazeteci Hüseyin Özkök’e göre, Türkiye’nin de içinde bulunduğu EFC’nin Subdivision 2 grubunda Özbek’in adaylığı konusunda gerekli destek sağlandı. Seçim prosedürünün EFC Genel Kurulunda tamamlanmasıyla Dursun Özbek’in Yönetim Kuruluna girmesi bekleniyor.
Ancak bu seçimin nasıl gerçekleştiğini anlayabilmek için EFC’nin diğer uluslararası futbol kuruluşlarından oldukça farklı olan üyelik ve temsil sistemine bakmak gerekiyor.
Eski adı Avrupa Kulüpler Birliği (ECA) olan ve 2025 yılında European Football Clubs adını alan EFC, UEFA’ya bağlı 55 ülkeden 800’ün üzerinde kulübü bünyesinde topluyor.
Kulüpler iki temel statü altında yer alıyor: Asıl Üyeler (Ordinary Members) ve Bağlı Üyeler (Associated Members).
Asıl Üyelik statüsünün belirlenmesinde kulüplerin sportif performansı ve UEFA katsayıları temel kriterler arasında bulunuyor. Bir ülkeden kaç kulübün Asıl Üye olabileceği de o ülkenin UEFA sıralamasındaki yerine göre değişiyor.

UEFA ülke sıralamasında ilk üç sırada bulunan ülkelerden beş, 4-6. sıralardaki ülkelerden dört, 7-15. sıralardaki ülkelerden üç, 16-28. sıralardaki ülkelerden iki, daha aşağıdaki ülkelerden ise bir kulüp Asıl Üye statüsüne sahip olabiliyor. Avrupa kupalarındaki geçmiş başarılar nedeniyle Asıl Üyelik hakkı elde edilmesini sağlayan ilave hükümler de bulunuyor.
Bağlı Üyelik ise Asıl Üyelik kriterlerini karşılamayan çok daha geniş bir kulüp grubunun EFC çatısı altında yer almasını sağlıyor. Bu kulüpler EFC’nin çalışmalarına ve temsil yapısına katılabiliyor ancak EFC Genel Kurulunun genel kararlarında Asıl Üyelerin sahip olduğu oy hakkına sahip değiller.
Türkiye, UEFA ülke sıralamasındaki konumu nedeniyle EFC sisteminde Subdivision 2 içerisinde bulunuyor ve bu nedenle üç kulüp Asıl Üye statüsüne sahip.
Bunlar, Başakşehir, Fenerbahçe ve Galatasaray.
Dolayısıyla Türkiye’den EFC Genel Kurulunda Asıl Üye statüsüyle oy hakkına sahip kulüpler bu üç kulüp. Beşiktaş ve Trabzonspor’un da aralarında bulunduğu diğer Türk kulüpleri ise Bağlı Üye statüsünde EFC çatısı altında yer alıyor.
EFC’nin son yıllarda üyelik sistemini genişletmesiyle Türkiye’den Süper Lig ve alt liglerin yanı sıra kadın futbolundan da çok sayıda kulüp organizasyona katılmış durumda.
EFC’nin Yönetim Kurulundaki temsil sistemi ise UEFA ülke katsayısına göre oluşturulan dört ayrı grup üzerinden işliyor.
Subdivision 1, UEFA ülke sıralamasındaki 1-6. ülkeleri; Subdivision 2, 7-15. ülkeleri; Subdivision 3, 16-28. ülkeleri; Subdivision 4 ise 29. sıra ve altındaki ülkeleri kapsıyor.
Türkiye Subdivision 2’de yer alıyor.
Bu gruplandırma yalnızca ülkelerin sınıflandırılması anlamına gelmiyor. EFC Yönetim Kurulundaki temsil gücü de buna göre dağıtılıyor. Subdivision 1’e 12, Subdivision 2’ye 6, Subdivision 3’e 4 ve Subdivision 4’e 2 Yönetim Kurulu koltuğu ayrılıyor.
Böylece Avrupa futbolundaki sportif ağırlık ile farklı büyüklükteki federasyonların temsil edilmesi arasında bir denge kurulmaya çalışılıyor.
Ali Koç, Türkiye’nin içinde bulunduğu Subdivision 2’den EFC Yönetim Kurulunda görev yapıyordu. Fenerbahçe başkanlığından ayrılmasının ardından EFC Yönetim Kurulundaki görevinden de ayrılmasıyla koltuğu boşaldı.
EFC tüzüğüne göre dönem içerisinde boşalan bu tür Yönetim Kurulu koltukları için yeni seçim yapılıyor. Yerine seçilen isim, ayrılan üyenin kalan görev süresini tamamlıyor.
Dursun Özbek’in adaylığı da bu nedenle yeni bir Yönetim Kurulu koltuğu yaratılması anlamına gelmiyor. Özbek, Ali Koç’un ayrılmasıyla Subdivision 2’de boşalan mevcut koltuk için aday.
Edindiğimiz bilgilere göre, Subdivision 2 içerisindeki üyeler Özbek’in Yönetim Kuruluna katılmasına onay verdi ve bu koltuk için başka bir aday da bulunmuyor. Bu nedenle Genel Kurulda tamamlanacak seçim prosedürünün ardından Özbek’in EFC Yönetim Kuruluna girmesi bekleniyor.
Burada önemli bir ayrım bulunuyor: Türkiye’nin üç Asıl Üyesi olan Başakşehir, Fenerbahçe ve Galatasaray, Türkiye’nin EFC Genel Kurulunda oy hakkına sahip kulüpleri. Ancak Dursun Özbek’in aday olduğu koltuk yalnızca Türk kulüplerinin kendi aralarında belirlediği bir “Türkiye koltuğu” değil. Subdivision 2’nin Yönetim Kurulu kontenjanlarından biri.
Dolayısıyla yaşanan değişim, Türkiye’ye EFC Yönetim Kurulunda yeni veya ilave bir koltuk verilmesi değil; Subdivision 2’den seçilmiş mevcut Yönetim Kurulu koltuğunda Ali Koç’tan Dursun Özbek’e geçiş anlamına geliyor. Ali Koç’tan boşalan Subdivision 2 koltuğu için başka adayların da çıkması mümkün olmasına karşın, Dursun Özbek’in karşısında başka bir aday bulunmuyor.
EFC’nin Avrupa kulüp futbolundaki konumu nedeniyle Yönetim Kurulu üyeliği önemli bir temsil alanı oluşturuyor. EFC; UEFA ile kulüpler arasındaki ilişkiler, Avrupa kupalarının yapısı ve gelir dağılımı, uluslararası maç takvimi ve kulüplerin UEFA ile FIFA nezdindeki çıkarlarının temsil edilmesi gibi Avrupa futbolunun temel konularında doğrudan rol oynuyor.
Kaynak: NationalTurk












