Türkiye’nin doğusundaki göçmen kuşların en önemli duraklarından olan sulak alanlarda su kaybı giderek büyüyor. BBC Türkçe’nin haberine göre, ülkedeki 240 gölden 186’sı kururken Türkiye topraklarının yaklaşık yüzde 88’i çölleşme riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Kuş bilimci ve koruma ekoloğu Çağan Hakkı Şekercioğlu ile KuzeyDoğa Derneği ise Aktaş Gölü’nden Kuyucuk’a ve Aras sulak alanına kadar kritik bölgelerde yaşam alanlarını korumaya çalışıyor.
Aktaş Gölü göçmen kuşların son sığınaklarından
Türkiye-Gürcistan sınırında bulunan Aktaş Gölü, yüzlerce kuş türünün kullandığı önemli göç güzergahlarından biri olarak öne çıkıyor.
Şekercioğlu, gölün Türkiye’de hem tepeli pelikanların hem de ak pelikanların uğradığı son göllerden biri olduğunu belirtiyor. Bölgedeki kuş çeşitliliğinin Türkiye’de görülen tüm kuş türlerinin yüzde 68’ine ulaştığı ifade ediliyor.
Sınırdaki askeri alan nedeniyle gölde insan faaliyetlerinin sınırlı kalması da kuşların yaşam alanının korunmasına katkı sağlıyor.
Kuyucuk Gölü 13 metreden 1 metreye geriledi
Aktaş’ın yaklaşık 77 kilometre güneyindeki Kuyucuk Gölü ise yıllar içinde büyük ölçüde su kaybetti. 1997’de 13 metre derinliğe sahip olan göl, Şekercioğlu’nun çalışmalarına başladığı dönemde 4,5 metreye, 2010’da ise en derin noktasında yaklaşık 1 metreye kadar geriledi.
Bir dönem 2,2 kilometrekarelik alanda 40 binden fazla kuşun sayıldığı gölde, angıtların küresel nüfusunun yaklaşık yüzde 12’sinin aynı anda bulunduğu tespit edilmişti.
Kaçak kuyular ve küçük bentler gölü etkiledi
Kuyucuk’taki su kaybında iklim koşullarının yanı sıra gölü besleyen dereler üzerine kurulan küçük bentler ve yeraltı suyunu tüketen kaçak kuyuların da etkili olduğu belirtiliyor.
Şekercioğlu ve ekibinin girişimleriyle bazı kaçak bentler kaldırıldı. Gölün tamamen yok olmasını önlemek amacıyla bölgeye yeraltından su aktarılması için kuyu da açıldı.
Şekercioğlu, Kuyucuk’un artık tam anlamıyla bir göl niteliğinde olmadığını ancak sulak alan özelliğini korumaya devam ettiğini söylüyor.

Aras’ta kuşlar 2006’dan beri izleniyor
KuzeyDoğa Derneği, 2006 yılında Iğdır’daki Aras Nehri kıyısında Türkiye’nin doğusundaki ilk kuş göçü araştırma istasyonunu kurdu.
Aras Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde yılın yaklaşık altı ayında kuşlar yakalanarak halkalanıyor, kanat uzunlukları ve ağırlıkları ölçülüyor, tür ve cinsiyet bilgileri kaydedildikten sonra yeniden doğaya bırakılıyor.
Merkez, Kafkasya-Avrasya kuş göç yolu üzerindeki hareketliliğin izlenmesinde önemli rol oynuyor.
Baraj projesi Aras sulak alanını tehdit ediyor
Bölgedeki bir diğer tartışma ise Tuzluca Depolama Barajı projesi. Projenin mevcut haliyle üç köyün yanı sıra kuş halkalama istasyonunun bulunduğu alanı da su altında bırakabileceği belirtiliyor.
KuzeyDoğa Derneği, bazı bölgelerin proje dışında tutulması için görüşmeler yürütürken yetkililer ise kuşların zarar görmemesi amacıyla yapay adalar oluşturulacağını ve yeni bir ekosistem kurulacağını ifade ediyor.
Türkiye’nin su kaynaklarının yüzde 80’i kullanılıyor
Türkiye’de mevcut su kaynaklarının yaklaşık yüzde 80’inin kullanıldığı belirtilirken, ülkenin 2030’a doğru ciddi kuraklık riskiyle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekiliyor.
Şekercioğlu, sulak alanların insan faaliyetleri ve artan su ihtiyacı karşısında giderek daha fazla baskı altında kaldığını belirterek doğa koruma çalışmalarının devam etmesi gerektiğini vurguluyor.
Kaynak: NationalTurk












