Özellikle kulübün eski başkan adaylarından Divan Kurulu üyesi Hürser Tekinoktay’ın ihracı camiada büyük tartışma yarattı.
Tekinoktay’ın, ihraç kararı öncesinde Beşiktaş Disiplin Kurulu’na sunduğu ve iddialara göre ihracının temelini oluşturan kapsamlı savunma metninin tüm detaylarına Beşiktaş Postası olarak ulaştık.
Bu savunma, sadece bir üyenin kendini aklama çabasından ziyade, mevcut yönetime ve özellikle Başkan Serdal Adalı’ya yöneltilmiş, kulübün mali ve idari politikalarını, geçmiş ve güncel transfer stratejilerini sorgulayan, adeta bir “iddianame” niteliği taşıyor.
İşte Hürser Tekinoktay’ın, disipline verilmesine neden olan eleştirilerini ve Beşiktaş’ın geleceğine dair kaygılarını dile getirdiği, ihraç sürecini başlatan o tarihi savunmanın tüm ayrıntıları:
Tekinoktay neden ihraç edildi?

Hürser Tekinoktay, 26 Eylül 2025 tarihli savunmasına, hakkındaki şikayetlerin asıl nedeninin Serdal Adalı’nın göreve gelirken verdiği sözlerin ve gerçekleşmeyen taahhütlerin sorgulanmasından duyduğu rahatsızlık olduğunu belirterek başlıyor.
Tekinoktay’a göre, Kemerburgaz’daki bir arsanın Amerikalı sahibinden alınarak kulübe tapu kazandırılacağı vaadinin yerine getirilmemesi ve bu konudaki eleştirilere yönetimden yanıt gelmemesi, aradaki gerilimin ilk kıvılcımını oluşturdu.
Ancak asıl kriz, Serdal Adalı yönetiminin “okyanus ötesinden hiçbir deneyimi olmayan 2 tane çocuk” olarak nitelendirilen Keny Arroyo ve Elan Ricardo transferleriyle patlak verdi.
“Çocuk Transferi” Tartışması ve FIFA Boyutu
Tekinoktay’ın disipline sevk edilmesine neden olan en büyük tartışma konusu, kamuoyunda “çocuk ticareti” suçlaması olarak yankı bulan eleştirileriydi. Savunmada bu konu detaylı bir şekilde ele alınıyor.
Tekinoktay, Keny Arroyo’nun 18 yaşını doldurmadan Türkiye’ye getirildiğini ve resmi sözleşme için 14 Şubat tarihinin beklendiğini vurguluyor.
Burada özellikle vurgulanması gereken nokta, 18 yaş altı oyuncuların uluslararası transferinin FIFA nezdinde de oldukça hassas bir konu olması ve sıkı kurallara bağlanması.
Bu tür hamleler, uluslararası futbol kamuoyunda sıklıkla “çocuk transferi” niteliğinde değerlendirilerek eleştirilmekte.
Tekinoktay da savunmasında, sosyal medya hesabından Barcelona altyapısını alıntılayarak yaptığı “Çocuk ticareti yapmıyorlar, çocuk yetiştiriyorlar” paylaşımının, Beşiktaş’ın köklü altyapı geleneğine atıfta bulunan ve ortalama bir zekaya sahip herkesin anlayabileceği bir eleştiri olduğunu belirtiyor.
Tekinoktay, Beşiktaş’ın kendi çocuklarına krampon alamazken, altyapıda “Zeki, Çevik ve Ahlaklı” sporcular yetiştirme misyonu varken, “okyanus ötesinden ne olduğu belli olmayan Orta Amerikalı çocuklara servet ödemesinin” kabul edilemez olduğunu ifade ediyor.
Serdal Adalı’nın ise bu haklı eleştiriyi çarpıtarak ve cımbızlayarak “Beni genç çocuk transferi ve ticareti yapmakla suçluyor” diyerek konuyu kişisel bir husumete dönüştürdüğünü ve disiplin kurulu başkanına “gereğini yapın” talimatı verdiğini iddia ediyor.
Çelişkili Açıklamalar ve Menajer Ağları
Savunmada, Arroyo ve Ricardo transferlerinin maliyetleriyle ilgili Adalı’nın açıklamalarındaki çelişkilere de dikkat çekiliyor. Tekinoktay, Adalı’nın ilk tanıtım toplantısında bu transferler için “Beşiktaş Kulübünün kasasından para çıkmayacak” diyerek sponsorluk vurgusu yaptığını, ancak daha sonraki bir basın toplantısında Keny Arroyo için 1 milyon 200 bin Euro bonservis, 140 bin Euro menajer ücreti ve 400 bin Euro imza parası ödendiğini açıkladığını belirtiyor.
Bu çelişkili durumun, yönetimin şeffaflığı ve kamuoyunu doğru bilgilendirme yükümlülüğü açısından sorunlu olduğu vurgulanıyor.
Bunun yanı sıra, savunmada Jorge Mendes ve onun temsil ettiği menajerlik ağlarına yönelik ağır eleştiriler de yer alıyor.
Tekinoktay, Mendes’in yıllar önce Serdal Adalı’nın asbaşkanlığı döneminde kulübe sızarak “usulsüz ve nitelikli sihirbazlıklar taşıyan sözleşmelerle” Beşiktaş’ı nasıl zarara uğrattığının Football Leaks belgelerinde açıkça görüldüğünü belirtiyor.
Julio Alves ve diğer Portekizli oyuncuların transferlerindeki şaibelere değinen Tekinoktay, Hugo Almeida’nın fon aracılığıyla transferinde de benzer sorunlar olabileceğini ima ederek, Mendes’in şirketinin kulüp kasasından haksız tahsilat yapıp yapmadığının araştırılmasını talep ediyor.
Mendes gibi Beşiktaş’a zarar vermiş bir menajerin hala Adalı tarafından korunmasının izah edilemez olduğunu belirtiyor.
Fulya Davası ve Matteo Ferrari Tazminatı
Savunmanın bir diğer önemli başlığı ise Fulya Davası ve Matteo Ferrari’ye ödenen 8 milyon Euro’luk tazminat.
Tekinoktay, mahkeme kararıyla dönemin yönetiminin bu zarardan sorumlu tutulduğunu hatırlatarak, bu zararın Serdal Adalı’dan tahsil edilmesi gerektiğini savunuyor.
Eski başkanlar Ahmet Nur Çebi ve Yıldırım Demirören arasında yapılan ve genel kuruldan onay alınmadığı iddia edilen ibra anlaşmalarının da bu zararın tahsilini engellememesi gerektiği, 8 milyon Euro’nun ne kadarının kulüp hesaplarına geçirildiğinin araştırılması isteniyor.
Al Musrati ve Muçi Transferlerinde “Hayatın Olağan Akışına Aykırı” Fonlar
Tekinoktay, savunmasında ayrıca Al Musrati ve Muçi transferlerine de değiniyor. Serdal Adalı’nın bizzat “hayatın olağan akışına aykırı” olarak nitelendirdiği ve bonservis ödemelerinin büyük kısmının kulüpler yerine yurtdışındaki bilinmeyen fonlara devredilmesi olayının aydınlatılmasını istiyor.
Bu ödemelerin hangi tarihlerde, hangi yönetimler tarafından yapıldığının ve Jorge Mendes ile ilişkili fonlara gidip gitmediğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğinin altını çiziyor.
Bundan sonra ne olacak?
Hürser Tekinoktay, disiplin kuruluna sunduğu bu kapsamlı savunmasını, eleştirilerinin Beşiktaş’ın menfaatlerini korumak amacıyla yapıldığını, Serdal Adalı’nın ise bu konuyu kişisel bir husumet haline getirerek, farklı isimler ve yönetim kurulu üzerinden kendisini ihraç ettirmeye çalıştığını belirterek noktalıyor.
Ayrıca, basında yer alan Beşiktaş’ın sanal bahis ve internet vurgunlarıyla ilişkilendirildiği iddialarına karşı kulübün hukuki girişimlerde bulunması gerektiğini hatırlatırken, şahsına yönelik karalama kampanyalarının devam etmesi halinde tüm hukuki yollara başvuracağını ilan ediyor.
Beşiktaş kamuoyu, hafta sonu yaşanan ihraçların ardından Hürser Tekinoktay’ın bu detaylı savunmasındaki iddialara ve sorulara yönetimin nasıl bir cevap vereceğini merakla bekliyor.
Tekinoktay’ın ihraç kararına karşı geri dönüş davası açıp açmayacağı ise henüz bilinmiyor.
“Beşiktaş’ı Jorge Mendes mi yönetiyor?”
Kaynak: Beşiktaş Postası












