Fransa’da cumhurbaşkanlığı yarışı yaklaşırken siyasi tartışmanın merkezine göçten çok ekonomi ve geçim sıkıntısı yerleşti. Ipsos France’ın 13 bin 60 kayıtlı seçmenle yaptığı araştırmaya göre, ülkedeki karamsarlık son yılların en yüksek seviyelerinden birine ulaşırken seçmenlerin öncelikli sorunu artan yaşam maliyetleri olarak öne çıktı.
Fransa’da her 10 seçmenden 9’u olumsuz düşünüyor
Araştırmaya katılanların yüzde 91’i mevcut tabloya ilişkin endişe, belirsizlik ve öfke gibi olumsuz duygular dile getirdi.
Kendisini “endişeli” olarak tanımlayanların oranı 2021’de yüzde 38 iken bu yıl yüzde 59’a yükseldi. Geleceğe umutla baktığını söyleyenlerin oranı ise yalnızca yüzde 17’de kaldı.
Ipsos Direktörü Brice Teinturier, bu tablonun 2022 seçimlerine kıyasla çok daha güçlü bir “köklü değişim” talebi yarattığını belirtti.
Seçmenin ilk gündemi alım gücü
Araştırmaya göre Fransızların temel kaygısını satın alma gücü oluşturuyor. Barınma, gıda, yakıt ve enerji fiyatlarındaki yükseliş günlük yaşam üzerinde giderek daha fazla baskı yaratıyor.
Fransa Ulusal İstatistik Enstitüsü INSEE, hane halklarının satın alma gücünün bu yıl yüzde 0,4 azalmasını bekliyor.
Siyaset bilimci Jean-Yves Camus da geçim krizinin artık yalnızca düşük gelirli kesimleri değil orta sınıfı da doğrudan etkilediğine dikkat çekti.
Le Pen’den enerji vergisinde indirim vaadi
Marine Le Pen, hayat pahalılığını “mutlak acil durum” olarak tanımlayarak seçim kampanyasının temel başlıklarından biri haline getirdi.
Le Pen, doğal gaz, elektrik ve kalorifer yakıtında KDV oranını yüzde 20’den yüzde 5,5’e düşürme sözü verdi. Sosyal konutlarda ve konut yardımlarında Fransız vatandaşlarına öncelik tanınmasını da savundu.
Anketlerde Le Pen’in oy oranının yüzde 33 ila 35 aralığında olduğu ve seçim yarışında önde bulunduğu belirtiliyor.
Mélenchon’dan fiyat ve kira artışlarına müdahale sözü
Fransa Boyun Eğmeyen hareketinin lideri Jean-Luc Mélenchon ise temel ihtiyaç ürünlerinde fiyat ve kâr marjı sınırı getirmeyi, kira artışlarını dondurmayı ve ücretleri doğrudan enflasyona bağlamayı vaat ediyor.
Komünist Parti lideri Fabien Roussel de akaryakıt fiyatlarını kampanyasının önemli başlıklarından biri haline getirerek enerji şirketleri üzerinde baskı kurulması çağrısında bulundu.
Retailleau çalışma süresini artırmayı öneriyor
Muhafazakâr Cumhuriyetçiler’in lideri Bruno Retailleau ise çözümün daha fazla çalışmaktan geçtiğini savunuyor.
Retailleau, çalışanların günlük çalışma süresinin ortalama 30 dakika artırılmasıyla yılda “bir hatta iki ek maaş” düzeyinde gelir elde edilebileceğini öne sürüyor.
Merkez sağdaki Edouard Philippe ile Emmanuel Macron’un Renaissance partisinden Gabriel Attal ise son siyasi etkinliklerinde hayat pahalılığı konusunda ayrıntılı yeni bir öneri açıklamadı.
Radikal değişim talebi seçimi şekillendiriyor
Ipsos Direktörü Teinturier, ekonomik kaygılar ve siyasi sisteme yönelik öfkenin Fransa’yı popülist bir değişime açık hale getirdiğini belirtirken bunun kaçınılmaz olmadığını vurguladı.
Ancak artan seçmen baskısının yalnızca sistem karşıtı isimleri değil, geleneksel siyasi adayları da daha sert ve kapsamlı ekonomik vaatler açıklamaya yönelttiği değerlendiriliyor.
Kaynak: NationalTurk












