Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu için New York’ta bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, temaslarında iklim politikalarından Türkiye ekonomisine, ABD ile ticari ilişkilerden enerji ve yapay zeka yatırımlarına kadar birçok başlıkta mesaj verdi. Erdoğan, iklim hedeflerinin ekonomik ve toplumsal koşullardan bağımsız ele alınamayacağını belirtirken, uygulanan ekonomi programında fiyat istikrarı, mali disiplin, dış denge ve yapısal dönüşüm alanlarında ilerleme sağlandığını ifade etti.
“Bütün ülkelerden aynı hızla ilerlemelerini beklemek gerçekçi değil”
BM Genel Merkezi’ndeki İklim Etkinliği’nde konuşan Erdoğan, son bir yılın kayıtlara geçen en sıcak dönem olduğunu söyledi.
Nepal’de yaşanan sel felaketine değinen Erdoğan, iklim krizine karşı zaman kaybedilmemesi gerektiğini belirterek iklim politikalarının ülkelerin kalkınma şartlarını da gözetmesi gerektiğini vurguladı.
Erdoğan, “Finansman ve teknolojiye erişimdeki eşitsizlikler sürerken bütün ülkelerden aynı hızla ilerlemelerini beklemek gerçekçi değildir. İklim hedefleri ile kalkınma ve refah arasında güçlü bir bağ kurabildiğimiz ölçüde adil geçişi de kalıcı hale getirebiliriz.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin kasım ayında Antalya’da COP31’e ev sahipliği yapacağını da hatırlatan Erdoğan, toplantının sonunda katılımcıları Antalya’da yeniden bir araya gelmeye davet etti.
İş dünyasıyla Türkevi’nde buluştu
Erdoğan, New York programı kapsamında Türkevi’nde düzenlenen Türkiye-ABD İş Konseyi Toplantısı’na da katıldı.
Türkiye’nin ekonomi programının dört temel ayağının fiyat istikrarı, mali disiplin, sürdürülebilir dış denge ve yapısal dönüşüm olduğunu belirten Erdoğan, son bir yıldaki bölgesel savaşlara rağmen bu alanlarda ilerleme sağlandığını söyledi.
2026 için yüzde 28 enflasyon beklentisi
Erdoğan, temel mal enflasyonunun 2020’den, kira enflasyonunun ise son dört yıldan bu yana en düşük seviyeye gerilediğini ifade etti.
Bölgedeki savaşların doğrudan ve dolaylı etkileri olmasaydı 2026’nın yüzde 20’lerin başında bir enflasyonla tamamlanabileceğini söyleyen Erdoğan, mevcut şartlarda yıl sonu beklentilerinin yaklaşık yüzde 28 olduğunu açıkladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2027’nin dezenflasyon açısından daha güçlü bir yıl olmasını beklediklerini de belirtti.
Bütçe açığı için yüzde 3,1 öngörüsü
Mali disiplin konusunda da değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, akaryakıt fiyatlarındaki artışın vatandaşlara ve reel sektöre yansımasını azaltmak amacıyla vergilerde indirime gidildiğini söyledi.
Buna rağmen bütçenin hedeflerin üzerinde performans gösterdiğini belirten Erdoğan, yılın milli gelire oranla yüzde 3,1 bütçe açığıyla tamamlanacağını öngördüklerini ifade etti.
Türkiye’de kamu borcunun milli gelire oranının yüzde 22’nin altında olduğunu söyleyen Erdoğan, cari açık ve dış borç göstergelerinin de son 20 yıllık ortalamaların altında tutulduğunu belirtti.
Yapay zeka ve dijital dönüşüm yatırımları hızlanacak
Ekonomi programında verimliliği ve yapısal dönüşümü merkeze aldıklarını belirten Erdoğan, yapay zeka ve dijital dönüşümü destekleyecek altyapı yatırımlarının hızlandırıldığını söyledi.
Ankara’da kurulmakta olan sağlık endüstri bölgesinde yatırımcılara teşvik sağlandığını belirten Erdoğan, “Türkiye şoklara yalnızca tepki veren değil, şoklara direnç kazanmış, dayanıklılığa, verimliliğe ve ekonomik güvenliğe yatırım yapan bir ekonomidir.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ABD ile stratejik işbirliğimiz her alanda gelişiyor
Türkiye ile ABD arasındaki siyasi ilişkilerde yakalanan uyumun ekonomik ve ticari ilişkilere de yansıtılmak istendiğini belirten Erdoğan, iki ülke arasında enerji, havacılık ve kritik sektörlerde önemli anlaşmalar yapıldığını söyledi.
ABD’nin Türkiye’nin LNG tedarikçileri arasında ilk sırada bulunduğunu ifade eden Erdoğan, enerji alanındaki işbirliğinin nükleer dahil daha geniş bir çerçeveye taşınmasının hedeflendiğini kaydetti.
Enerji ve ticaret koridorlarına Türkiye vurgusu
Bölgedeki çatışmaların geride kalmasıyla birlikte tedarik zincirleri, enerji hatları, ticaret yolları, yeniden imar ve savunma sanayisinde yeni bir dönemin başlayacağını söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını savundu.
Bakü-Tiflis-Ceyhan ve TANAP hatlarını örnek gösteren Erdoğan, Türkiye’nin enerji akışında önemli bir güzergah olduğunu ifade etti.
Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan Orta Koridor ile Körfez’i Avrupa’ya ulaştırmayı hedefleyen Kalkınma Yolu’nun Türkiye’de kesiştiğini belirten Erdoğan, Türk müteahhitlik sektörünün de bölgedeki yeniden imar sürecinde önemli rol üstlenebilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi.
Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayisinin NATO standartlarında üretim yaparak müttefiklerin tedarik güvenliğine katkı sağlayabilecek seviyeye ulaştığını da ifade etti.
Kaynak: NationalTurk












