DünyaGüncel

Yunanistan Türkiye’ye Suçlu İade Ediyor mu: Süreç Nasıl İşliyor

Yunanistan’dan Türkiye’ye iade konusu, her somut olayla birlikte yeniden gündeme geliyor ve çoğu zaman “iade var mı yok mu” tartışmasına sıkışıyor. Oysa iki ülke arasında işleyen kurulu bir çerçeve var ve süreç adım adım tanımlanmış durumda.

Hukuki dayanak: 1957 sözleşmesi

Temel çerçeveyi Avrupa Konseyi bünyesinde 13 Aralık 1957‘de Paris’te imzalanan Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi kuruyor. Yunanistan sözleşmeyi 1961‘de onayladı; Türkiye de sözleşmeye taraf. Yani iki ülke arasında iade, ikili bir anlaşma olmadan da bu çok taraflı sözleşme üzerinden yürüyebiliyor.

Sözleşme iadenin koşullarını olduğu kadar sınırlarını da belirliyor: siyasi suç sayılan fiiller kapsam dışında, ölüm cezası riski bulunan hallerde güvence isteniyor ve talep edilen fiilin her iki ülkede de suç olması aranıyor.

Karar kimde: önce mahkeme, sonra bakanlık

Yunanistan’da iade talebi doğrudan hükümetin kararıyla sonuçlanmıyor. Süreç şöyle işliyor: talep diplomatik kanaldan Dışişleri Bakanlığı’na ulaşıyor, oradan Adalet Bakanlığı’na aktarılıyor ve dosya yetkili adli makama gönderiliyor. Kararı istinaf mahkemesi konseyi veriyor, karar temyiz mahkemesine taşınabiliyor.

Yargı aşaması iadenin hukuka uygunluğunu inceliyor. Bu aşama tamamlandıktan sonra son adım idari: bakanlık kararıyla iade uygulanıyor. İki aşamalı yapının pratik sonucu şu: mahkeme iadeye hükmetse bile süreç idari adımla tamamlanmadan sevk yapılmıyor.

İltica başvurusu süreci durdurur mu

İade işlemlerinde en sık karşılaşılan itiraz yolu, uluslararası koruma başvurusu. Başvuru yapıldığında iade işlemi genellikle bekletiliyor, çünkü koruma talebinin incelenmesi ayrı bir usule tabi. Bu, iadenin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor; başvuru reddedildiğinde iade dosyası kaldığı yerden ilerliyor.

Bu nedenle iade süreçleri aylar, kimi dosyalarda yıllar sürebiliyor. Kamuoyunda “iade edilmiyor” izlenimi doğuran şey çoğu zaman kararın yokluğu değil, bu paralel usullerin uzunluğu.

İade hangi hallerde reddediliyor

Sözleşme ve iç hukuk birkaç halde iadeyi engelliyor. Fiilin siyasi suç niteliği taşıması, talebin siyasi saikle yapıldığına kanaat getirilmesi, kişinin ülke vatandaşı olması, zamanaşımı ve aynı fiilden daha önce yargılanmış olma bunların başında geliyor. İnsan hakları gerekçesi de ayrı bir başlık: iade edilecek kişinin kötü muameleye maruz kalma riski, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde incelenebiliyor.

Uygulamada neye bakılıyor

Somut dosyalarda belirleyici olan üç unsur var: talebin dayandığı suçun niteliği, sunulan delillerin yeterliliği ve kişinin hukuki statüsü. Yunanistan’da oturma izni ya da uluslararası koruma statüsü bulunan biri için süreç, statüsüz bir kişiye göre farklı işliyor.

31 Temmuz’da Korydallos Cezaevi’nde iade sevki sırasında çıkan olay da bu çerçevenin içinde kaldı: sevk aynı gün tamamlandı ve iade kararı uygulandı. Olayın ayrıntıları haberimizde.

Kayıp eşya değil, kişi: kavram karışıklığı

Aramalarda sık karışan iki başlık var: suçluların iadesi ve Avrupa Tutuklama Müzekkeresi. İkincisi yalnızca Avrupa Birliği üyeleri arasında işliyor ve daha hızlı bir mekanizma; Türkiye ile Yunanistan arasında geçerli olan yol ise klasik iade usulü. Bu ayrım, süre beklentisini de belirliyor: müzekkere günlerle, iade aylarla ölçülüyor.

Kaynak: NationalTurk

NationalTurk

Türkiye ve Dünyanın en objektif gazetesi NationalTurk ile son dakika haberler ve gelişmeler, ilginç haber başlıklarını takip edin.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu