“Beşiktaşlı olmak hayata karşı bir tavırdır”

Varoluş felsefesinin önemli isimlerinden Albert Camus, futbola olan ilgisini hiçbir zaman gizlemedi. Edebiyatı, tiyatroyu ve felsefeyi insanı anlamanın yolları olarak görürken, futbola da özel bir anlam yükledi.
Camus’nün en bilinen sözlerinden biri şöyledir.
“Futbolda top asla beklediğimiz yere gitmez.”
Belki de bu cümle, Beşiktaşlı olmayı anlatmanın en güçlü yollarından biridir.
Beşiktaşlı olmak, hayatın ve futbolun hiçbir zaman planlandığı gibi ilerlemeyeceğini erken yaşta sana öğretilmesidir. Bazen sahada, bazen masa başında engeller konur, en güçlü olduğun anda haksız yere yarışın dışında bırakılabilirsin. Hak ettiğini alamadığın, yalnız kaldığın ya da adaletsizliğin karşında bazen çaresiz kaldığını hissedebilirsin.
Ama Beşiktaşlı olmak, umudun tükendiği yerde yeniden ayağa kalkmayı da bilmektir.
Beşiktaşlılık yalnızca kazanmayı beklemek değil, kaybettiğinde de onurunu ve ahlakını korumak, haksızlık karşısında susmamayı bilmektir.
Camus, ahlak ve insanın sorumlulukları hakkında öğrendiği pek çok şeyi futbola borçlu olduğunu söyler. Beşiktaş da benzer bir hayat dersi verir. Kazanırken olduğu kadar kaybederken de ahlaklı kalmayı, her türlü haksızlık karşısında başını dik tutmayı ve mücadele etmeyi öğretir.

Bağlılığın, kazanmak-kaybetmek ikileminden çok öte yerlerde hayat bulduğu özel bir duygu, hayata karşı bir tavırdır Beşiktaşlı olmak.
Belki de Camus’nün futbolda aradığı anlamla bizim Beşiktaş’ta bulduğumuz şey aynıdır. Hayatın ve futbolun bütün belirsizliklerine rağmen hangi tarafta duracağını seçebilmek.
Haksızlığa boyun eğmemek.
O yüzdendir ki
Bizim tarafımız bellidir.
Beşiktaş ,
ve onun sarsılmaz değerleri
Süleyman Korkmaz
Kaynak: Beşiktaş Postası



