Adana’nın Saimbeyli ilçesi saat 04.02’de 5 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Yerin 7 kilometre derinliğinde meydana gelen ve çevre illerde de hissedilen sarsıntının ardından gözler Saimbeyli-Feke hattı ile Savrun Fayı’na çevrildi. Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er’e konuşan Jeolog Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgedeki fay sisteminin tek ve uzun bir hat yerine birbirini kesen çok sayıda segmentten oluştuğunu söyledi.
Deprem çevre illerde de hissedildi
Saimbeyli merkezli deprem Adana’nın yanı sıra Kahramanmaraş, Osmaniye, Kayseri ve Gaziantep’te de hissedildi.
AFAD’ın ilk açıklamasında herhangi bir olumsuzluk tespit edilmediği, saha tarama çalışmalarının devam ettiği bildirildi.
Üşümezsoy: Fay sistemi tek çizgi halinde ilerlemiyor
Üşümezsoy, Saimbeyli ve Feke çevresindeki depremselliğin bölgenin jeolojik hareketliliği nedeniyle farklı yönlerde gelişen faylardan kaynaklandığını belirtti.
Bölgeyi “Çukurova’nın çatısı” olarak tanımlayan Üşümezsoy, Saimbeyli-Feke çevresindeki fayların birbirini kesen ve çok sayıda segmente ayrılmış bir yapı gösterdiğini ifade etti.
Göksun ve Çardak faylarından Sarız ve Tufanbeyli yönüne uzanan sistemlerin farklı doğrultulardaki hareketlerle şekillendiğini belirten Üşümezsoy, bu nedenle depremselliğin tek bir fay üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
“Büyük deprem yerine çok sayıda küçük deprem üretebilir”
Üşümezsoy’a göre fayların parçalı olması bölgedeki deprem büyüklükleri açısından önemli bir unsur.
Fayların birbirini keserek kısa segmentlere ayrıldığını söyleyen Üşümezsoy, bu yapının tek parça halinde büyük bir kırılmadan ziyade daha fazla sayıda ancak görece küçük deprem üretmeye yatkın olduğunu savundu.
Üşümezsoy, “Faylar parçalanmış durumda. Bu olumludur. Çünkü büyük bir depreme doğru değil, tam tersine birçok ama küçük depremler oluşturacak bir yapıdır.” ifadelerini kullandı.
Savrun Fayı için ayrı değerlendirme
Depremin ardından gündeme gelen Savrun Fayı konusunda da konuşan Üşümezsoy, bu fayın Saimbeyli’deki mevcut deprem mekanizmasının içinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Savrun Fayı’nın geçmişte Anadolu’nun doğu-batı yönlü hareketine dayanan bir model içinde yorumlandığını belirten Üşümezsoy, kendisinin bu yaklaşımı doğru bulmadığını ifade etti.
Üşümezsoy’a göre bölgede temel hareket batıya doğru doğrusal bir kaçıştan çok, güneye yönelen rotasyonel bir yapı gösteriyor.
“Faylar soğan zarı gibi çembersel biçimde dönüyor”
Üşümezsoy, Çukurova’nın kuzeyindeki fayların rotasyonel hareket nedeniyle çembersel bir biçim aldığını ve ikinci bir fay sistemi tarafından kesildiğini anlattı.
Saimbeyli-Feke hattının da bu mekanizmanın ürünü olduğunu belirten Üşümezsoy, çoklu fayların parçalanmasının deprem sayısını artırırken oluşabilecek depremlerin büyüklüğünü sınırladığını savundu.
Kaynak: NationalTurk












